KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/18433 E., 2012/22645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet ve Eşya Alacağı
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı kadın tarafından, manevi tazminatın miktarı, eşya alacağı ve ziynet alacağı yönünden; davacı-davalı koca tarafından katılma yoluyla davalı-davacı lehine hükmedilen manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına ve özellikle mahkemenin ilk kararındaki eşya alacağına ilişkin hükmün temyiz konusu yapılmadığından kesinleşmiş olduğundan bozma üzerine bu konuda yeniden hüküm kurulmasının sonuca etkili olmamasına,
ziynet alacağının reddine ilişkin ilk hükmün temyiz edilip onanması üzerine yeniden hüküm kurulamayacağına ve kesinleşen bozma ilamıyla davacı-davalı kocanın kusurunun hakaret ve kovma olarak belirlendiği ve bu eylemlerin davalı-davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup davalı-davacı kadın yararına manevi tazminat gerektirmesine; manevi tazminatın da tarafların ekonomik/sosyal durumu ile kusur yoğunluğu dikkate alınarak takdir edilmiş bulunduğun anlaşılmasına göre, davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı kocanın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmanın fer’i (eki) olan Türk Mendi Kanununun 174/1-2. maddesi kapsamındaki tazminatlar boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren istenebilir (muaccel) hale geleceğinden; davalı-davacı kadın yararına hükmedilen manevi tazminata uygulanan faizin boşanma hükmünün kesinleşme tarihi yerine yazılı şekilde dava tarihinden başlatılması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Ne var ki; bu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu bölümünün de düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK.md.438/7).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/18433, K. 2012/22645, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama