KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/18474 E., 2013/5280 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Malatya 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 27.04.2012
- Numarası
- Esas no:2011/613 Karar no:2012/350
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davanın fiili ayrılık (TMK. md. 166/son madde) hukuki sebebine dayalı olmasına rağmen, mahkemece hukuki nitelendirme yanlış yapılarak Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi gereğince tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; Türk Medeni Kanununun 166/son madde şartlarının da olayda gerçekleştiği, boşanma hükmünün bu nedenle sonucu itibarıyla doğru olduğunun ve dava tarihi itibarıyla ergin olmayan müşterek çocuklardan M.davacı baba yanında, Y. ise anne yanında kaldığı; bu nedenle müşterek küçük çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakasının çocuklardan Yusuf yararına hükmedilmiş olduğunun anlaşılmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden, davacı kocanın açtığı fiili ayrılık sebebine dayalı ilk boşanma davasının açılmasından sonra Y.isimli kadından 21.06.2004 tarihinde Ze. isimli bir çocuğunun olduğu ve bu çocuğu tanıyarak (TMK.md.295 - 296) nüfusuna kaydettirdiği anlaşılmaktadır. Bu hale göre davacı kocanın sadakat yükümlülüğüne (TMK. md. 185/3) aykırı davrandığı; boşanmaya neden olan olaylarda kusurun kendisinde olduğu anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davacı-davalı kadın yararına yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/18474, K. 2013/5280, 27 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama