KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/19494 E., 2012/25730 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İzmir 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 16.06.2011
- Numarası
- Esas No:2010/794 Karar No:2011/582
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 14.06.2012 gün ve 19755 - 16195 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
Mahkemece, boşanma sebebinin ispatlandığı kabul edilerek tarafların bir yıl süre ile ayrılıklarına karar verilmiş bu sonuca her iki tarafın eşit kusuru ile ulaşıldığı kabul edilmiştir. Oysa yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacının bir başka kadın ile ilişkisinin olduğu, eşine hakaret ettiği ve evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmediği; davalının ise eşinin üzerine bıçakla yürüdüğü ve ona hakaret ettiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu duruma göre, boşanma sebebinin oluşmasında her iki taraf da kusurlu ise de, davalıyı davacı ile aynı oranda kusurlu kabul etmek mümkün olmayıp, davacı daha fazla kusurludur. Bu bakımdan, davalının davacı ile aynı oranda kusurlu kabul edilmesi doğru değildir.
Ne var ki, taraflar arasında gelişen olayların yıkıcı etkisi ve tarafların davadan önce, yaklaşık iki yıldır fiilen ayrı yaşıyor oldukları da dikkate alındığında, davalının davaya itirazının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve evlilik birliğinin devamında korunmaya değer bir yarar kalmadığı da görülmektedir. Bu fiili ve hukuki durum karşısında, mahkemece ulaşılan sonuç esas itibarıyla doğrudur.
Davacının ayrılık kararına yönelik bir karar düzeltme talebinin bulunmadığı dikkate alındığında verilen ayrılık kararının bozulmasına da olanak yoktur. Bu bakımdan, davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, yerel mahkemenin ayrılığa ilişkin karar gerekçesinin yukarıda açıklanan şekilde değiştirilmek suretiyle sonucu bakımından doğru olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK.md.438/son).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/19494, K. 2012/25730, 23 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama