KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/20413 E., 2013/6452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2013
- Mahkemesi
- Manavgat 3. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 13.06.2012
- Numarası
- Esas no:2011/1042 Karar no:2012/434
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından kusur belirlemesi, davacı yararına takdir edilen tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyizitirazları yersizdir.
2-Davacı, dava dilekçesinde "davalıdan herhangi bir nafaka ve tazminat istemediğini" bildirmiştir. Bu beyan tazminat ve yoksulluk nafakası isteğinden feragat niteliğindedir. O halde, davacının tazminat ve yoksulluk nafakası isteğinin feragat sebebiyle reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
3-Davacının dava dilekçesindeki "nafaka istemediği" yönündeki beyanı, sonradan tedbir nafakası istemine engel değil ise bu takdirde tedbir nafakasına istek tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Bu yön nazara alınmadan dava tarihinden geçerli olacak şekilde tedbir nafakasına hükmolunması doğru bulunmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
Davacının, dava dilekçesinde “davalıdan herhangi bir nafaka ve tazminat istemediğini” bildirmesi, yoksulluk nafakası ve tazminat haklarından feragat niteliğinde değildir. Bir beyanın haktan feragat olarak görülebilmesi için bu iradeyi açık ve kesin olarak göstermesi gerekir. Oysa davacının dava dilekçesindeki beyanı, böyle değildir. Bu bakımdan “davacının dava dilekçesindeki beyanını” feragat olarak nitelendiren sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Davacı, dava dilekçesinde nafaka ve tazminat istememiştir. Layihalar safhasının bitmesinden sonra ve fakat ön inceleme aşaması henüz tamamlanmadan 30.3.2012 tarihli dilekçesinde istemesi, talep sonucunun genişletilmesi niteliğindedir. Talep sonucu, ön inceleme aşamasında diğer tarafın açık muvafakatiyle genişletilebilir.
(HMK. m. 141/1) Davalı, genişletmeye muvafakati olmadığını bildirdiğine göre, artık davacının maddi ve manevi tazminat ve yoksulluk nafakası isteklerinin bu davada incelenmesi ve karara bağlanması usulen mümkün değildir. Bu husus gözetilmeden maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası istekleri hakkında hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Hükmün bu yönlerinin açıkladığım bu sebeple bozulmasına karar verilmesi gerekir.
Bu bakımdan sayın çoğunluğun bu taleplerle ilgili bozma kararına sonucu bakımından katılmakla birlikte gerekçesine iştirak etmiyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/20413, K. 2013/6452, 11 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama