KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/20663 E., 2013/6661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2013
- Mahkemesi
- Karaman Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 10.5.2012
- Numarası
- Esas no:2011/377 Karar no:2012/383
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "ziynet alacağı" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından; kocanın kabul edilen boşanma davası ve koca lehine hükmedilen manevi tazminat ile reddedilen maddi ve manevi tazminat, nafaka talepleri, yargılama gideri ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece davalı-davacı kadın ağır kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden kocanın ailesinin evlilik birliğine müdahalelerine sessiz kaldığı, birlik görevlerini yerine getirmediği, kocanın annesinin kadına hakaret ettiği, kadının da güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olaylarda taraflar eşit kusurludur. Hal böyle iken davalı-davacı kadın ağır kusurlu kabul edilip bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı-davalı koca lehine manevi tazminat (TMK.m.174/2) takdir edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
KARŞI OY YAZISI
Yerel mahkeme kararının manevi tazminat yönünden de usul ve yasaya uygun olduğu, yalnız tedbir nafakası yönünden bozulması gerektiği düşüncesindeyim. Bu nedenle çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/20663, K. 2013/6661, 13 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama