KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/2128 E., 2012/3198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Araklı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 10.06.2010
- Numarası
- Esas no:2008/507 Karar no:2010/174
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davaların yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm kusur, tazminatlar, çocuklara verilen nafakaların miktarı, yoksulluk nafakası ve ziynetler yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının yoksulluk nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı kadının diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Davalı koca, Gökçebey Asliye Hukuk (Aile) mahkemesine müracaat ederek eşinin eve dönmesi için ihtar edilmesi talebinde bulunmuş, Gökçebey Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 23.09.2008 tarih 2008/22 D. İş sayılı ihtar kararı davacı kadına 11.11.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı kadın ise, eldeki bu davayı 10.11.2008 tarihinde açmıştır.
Davalı koca terk ihtarına dayalı olarak Gökçebey Asliye Hukuk (Aile) mahkemesinde açtığı boşanma davasından 07.10.2010 tarihinde feragat etmiştir. Davalı koca eve dön çağrısı göndermekle davacı kadından kaynaklanan kusurları affetmiş en azından hoşgörü ile karşılamıştır.
Toplanan delillerden; davalı kocanın eşine ve müşterek çocuğuna şiddet uyguladığı ve ailesinin, eşine uyguladığı baskıya sessiz kaldığı, boşanmaya neden olan olaylarda davalı kocanın tamamen kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Kusur durumu böyle olduğu halde taraflar eşit kusurlu kabul edilerek davacı kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
b-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre küçüğün ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. c-Davacı kadın, dava dilekçesinde delilleri arasında yemin delilini de göstermiştir. Davacıya, karşı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan ziynet eşyasına ilişkin talebinin reddi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/2128, K. 2012/3198, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama