KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/21634 E., 2013/7676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2013
- Mahkemesi
- Çubuk Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 15.05.2012
- Numarası
- Esas no:2011/140 Karar no:2012/245
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından; kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı (koca)'nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, ana ve babanın haklarını ve çocuklarla olan kişisel ilişkisini düzenlemek zorundadır. (TMK. m. 182/1) Velayetin kullanılması kendine verilmeyen eşin çocuklarla kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur.
(TMK. m. 182/2) Velayetleri anneye bırakılan tarafların müşterek çocukları Merve ve Ali ile davalı (baba) arasında "kişisel ilişki tesisine" karar verilmiş, bu ilişkinin zamanı ve süresi, karar yerinde gösterilmemiştir. Bu yönden çocuklarla babaları arasında kişisel ilişki tesisine ilişkin hükmün infaz kabiliyeti bulunmamaktadır.
Bu hususta velayet sahibinin yükümlülüğünü, bu hak kendisine tanınan davalının da, hakkını kullanacağı süre ve zamanı bilmesi; yasadaki ifadesiyle "hükmün sonuç kısmında, taraflara yükletilen ödevlerin ve tanınan hakların, açık şüphe ve duraksamaya yol açmayacak şekilde gösterilmesi" (HMK. m. 297/2) zorunludur. Bu husus nazara alınmaksızın, icraca infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/21634, K. 2013/7676, 20 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama