KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/2168 E., 2012/21885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Karapınar Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 16.11.2011
- Numarası
- Esas no:2010/269 Karar no:2011/210
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından nafaka miktarı yönünden; davalı tarafından ise boşanma hükmü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden eşine fiziksel şiddet uygulayan,ona hakaret eden ve birlik görevlerini yerine getirmeyen davacı kocanın boşanmaya neden olan olaylarda, eşine hakaret eden davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı kadının boşanma davasına itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup evlilik birliğinin devamında kadın ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamış, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları davacı koca bakımından oluşmuştur.
Gerçekleşen bu duruma göre, boşanma davasının kabulü sonucu itibari ile doğru olduğundan, davalı kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiş; boşanma hükmünün kusur belirlemesine yönelik gerekçesi düzeltilerek onanmasına (HUMK md. 438/son) karar vermek gerekmiş, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı kocanın boşanmaya neden olan olaylarda daha ağır kusurlu olduğu gerçekleştiğine göre, boşanma nedeni ile mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen ve boşanmaya sebep olan olaylar nedeni ile kişilik hakları saldırıya uğrayan davalı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi gereğince, uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, davalının bu isteklerinin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/2168, K. 2012/21885, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama