KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/22159 E., 2013/8298 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2013
- Mahkemesi
- Saruhanlı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 31.05.2012
- Numarası
- Esas no:2011/157 Karar no:2012/162
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, taraflarca her biri kendi davasına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı (koca)'nın temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-karşı davalı (kadın)'ın temyiz itirazlarına gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
b)Davalı-davacı (koca) tarafından açılan boşanma davası reddedildiğine göre, bu davanın reddi sebebiyle davacı-karşı davalı (kadın) yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avutkalık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru bulunmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
Davacı-davalı (kadın) ve vekili, 16.2.2012 tarihli oturuma gelmemişler, aynı oturuma gelen diğer taraf vekili, "kadının davasını takip etmediklerini" bildirmiştir. Mahkemece kadının davasıyla ilgili aynı oturumda işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, böyle bir karar verilmemiş, takip eden 31.05.2012 tarihli oturumda, kadının davası hakkında geçmişe dönük olarak işlemden kaldırma kararı alınmış ve kadının davasının 16.2.2011 tarihinden geçerli olmak üzere işlemden kaldırıldığı karar altına alınıp, aynı oturumda kadının davasının "süresi içinde yenilenmediği" gerekçesiyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı-davalı (kadın) vekilinin, yenileme talebinde bulunabilmesi için, onun davası yönünden dosyanın işlemden kaldırılması yönünde bir karar oluşturulmuş bulunması gerekir. Gelmeyen tarafın, katılmadığı oturumda bu yönde bir karar verilmedikçe, davasının diğer tarafça takip edilip edilmediğini bilemeyeceği için yenileme dilekçesi vermesi beklenemez.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 150. maddesinin (4.) fıkrasında; açıkça "dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak" ifadesiyle yenileme başvurusu için, işlemden kaldırılması yönünde bir karar verilmiş olması gerektiğini vurgulamıştır. Bu bakımdan davacı-davalı (kadın) vekilinin yasal süresi içinde yenileme başvurusunda bulunabilmesi için ortada kendi davasıyla ilgili, bir işlemden kaldırma kararı bulunması gerekir.
Bu kararın, takip eden oturumda, "bir önceki oturum tarihinden geçerli olmak üzere işlemden kaldırılmış sayılmasına" şeklinde alınması ve aynı oturumda "üç aylık süresi içinde yanilenmediğinden" bahisle bu defa kadının davasıyla ilgili "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmesi, davanın tarafının yenileme başvurusuna ilişkin yasal hakkını ortadan kaldırır ve kullanılamaz kılar.
Bu itibarla yerel mahkemenin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150. maddesiyle ilgili açıklanan uygulaması, davacı-davalı (kadın)'ın, adil muhakeme hakkını (AİHS. m.6) ihlal edici niteliktedir. Bu bakımdan davacı-davalı (kadın)'ın davasıyla ilgili davanın esasının incelenmesi yerine, yazılı şekilde açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Açıklanan sebeple sayın çoğunluğun "işlemden kaldırılması yönünde bir karar verilmemiş olsa da, dava kendiliğinden işlemden kalkmış sayılır" şeklindeki görüşüne iştirak etmiyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/22159, K. 2013/8298, 26 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama