KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/22401 E., 2013/8209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2013
- Mahkemesi
- Küçükçekmece 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 17.04.2012
- Numarası
- Esas no:2011/544 Karar no:2012/375
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından; tümü yönünden, davalı (kadın) tarafından ise; tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı kocanın temyizine hasren yapılan incelemede;
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalı kadının eşinin ameliyatları sırasında eşiyle yeterince ilgilenmediği, müşterek çocukları ihmal etmek suretiyle birlik görevlerini yerine getirmediği, eşinin fiziksel özrünü alay konusu yaptığı; davacı kocanın da ailesiyle birlikte eşine fiziksel şiddet uygulayıp evden kovduğu, eşini istemediği söylediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinde sarsacak derecede ve evliliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md.166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
2-Davalı kadının temyizine hasren yapılan incelemede;
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/22401, K. 2013/8209, 25 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama