KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/22493 E., 2013/8171 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2013
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma - Nafaka
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından, kocanın kabul edilen boşanma davası ve kendisinin reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalıdır (6100 s....m.255). Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada, davalı kadının tanıklarının olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olguda yoktur. Bu nedenle bu tanık beyanlarına itibar edilmemesi doğru olmamıştır.
Mahkemece davalı-davacı kadın tamamen kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davacı-davalı kocanın eşine fiziksel şiddet uygulamaya teşebbüs ettiği, birlik görevlerini yerine getirmediği, davalı-davacı kadının önceki evliliğinden olan kızını tehdit ettiği; davalı-davacı kadının ise aşırı kıskanç olduğu, eşine yönelik "süründüreceğim, çektireceğim" şeklinde sözler söylediği, intihara teşebbüs ettiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir.
Hal böyle iken mahkemece davalı-davacı kadının tam kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de; eşit kusur halinde de boşanmaya karar verilmesi gerektiğine ve Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesindeki koşullar gerçekleştiğine göre, boşanmaya karar verilmesi, hüküm sonucu olarak doğru olup, davalı-davacı kadının bu yöne ve tazminat taleplerinin reddine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün kusura ilişkin gerekçesinin değiştirilmek suretiyle onanmasına (HUMK md. 438/son) karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/22493, K. 2013/8171, 25 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama