KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/22547 E., 2013/20872 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Kayseri 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 16.07.2012
- Numarası
- Esas no:2011/797 Karar no:2012/553
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından; müşterek çocuk 04.10.2005 doğumlu S.'ün velayeti ve kısa karar, gerekçeli karar çelişkisi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16.09.2013 günü temyiz eden davacı S.O.vekili Av.. ve karşı taraf davalı M.H.O.vekili Av...geldiler.
Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:1-Velayeti babaya verilen müşterek çocuk S.04.10.2005 doğumludur. Velayet düzenlenirken analık babalık duygularından önce çocuğun bedeni ve fikri gelişimi dikkate alınmalıdır.
Mahkemece 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesinde belirtilen uzman bilirkişilerden görüş alınarak yapılacak değerlendirme ile müşterek çocuk S.ün velayeti hususunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2-Tefhim edilen kısa kararda davacı kadın yararına 250 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedildiği, davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin eşit kusur nedeniyle reddine karar verildiği halde, gerekçeli kararda "davacı tarafın herhangi bir nafaka ile maddi ve manevi tazminat talebi olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına" denmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (6100 s. HMK. m.298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/ kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
KARŞI OY YAZISI
Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebidir. Farklı düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/22547, K. 2013/20872, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama