KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/23492 E., 2012/29408 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Ankara 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 20.07.2011
- Numarası
- Esas no: 2009/996 Karar no:2011/1095
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 26.06.2012 gün ve 19383-17629 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
1-Mahkemece davacının açmış olduğu boşanma davası kabul edilmiş, davalı tarafından hüküm tüm yönlerden temyiz edilmiş. Dairemiz'ce davacı vekili tanınan süre içinde 13.10.2009 günü delillerini bildirmiş, kesin mehile ilişkin ara kararında gösterilen masrafları yatırmamış, takip eden 23.11.2009 tarihli oturumda da bildirdiği tanıkları hazır bulundurmamıştır. Bu durumda davacının delil bildirme hakkı düşmüştür (HUMK.md.163).
Kanun veya hakimin tayin ettiği müddetin müruruyla sukut etmiş olan bir hak ancak koşulların varlığı halinde eski hale getirme ile (HUMK.md.166) kullanılabilir. Davacı vekilinin eski hale getirme yönünde bir talebi de bulunmadığına göre, gösterdiği tanıkların dinlenmesi ve sonucunda boşanma kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir; gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde masrafların süresinde yatırıldığını belirterek, karar düzeltme isteğinin kabulü ile mahkeme kararının onanmasını istemiştir. Yapılan incelemede masrafların süresinde yatırıldığı, ancak bu hususun ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 26.06.2012 gün 2011/19383 esas, 2012/17629 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalının temyiz sebeplerine hasren yeniden yapılan incelemeye gelince;
Mahkemece tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda her iki tarafın kusurlu davranışları bulunsa da; davalı kadının kocasına hakaret ettiği, davacı kocanın da önceki evliliğinden olma çocuklarının davalı kadını kabullenemedikleri, kocanın bu süreci iyi yönetemediği ve güven sarsıcı davranışlar içerisine girdiği, bu suretle davacı kocanın daha ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece tarafların eşit kusurlu bulunduklarına yönelik tespit yerinde değil ise de. Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları gerçekleştiğinden, boşanma kararı sonucu itibarıyla doğru olup, davalı kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün gerekçesinin değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK.md.438/son).
06.12.2012 (Prş.)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/23492, K. 2012/29408, 6 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama