KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/23910 E., 2012/27429 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Gebze Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 16.05.2012
- Numarası
- Esas no: 2012/466 Karar no:2012/848
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından, her üç dava yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise, manevi tazminat talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-davacı kadının birleşen nafaka davasıyla ilgili daha önce verilen hüküm taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Aynı konuda yeniden hüküm kurulması sonuca etkili olmayıp taraflara da bu hükmü temyiz etme hakkını da vermez. Bu nedenle davacı-davalı kocanın birleşen nafaka davasına yönelik temyizinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı-davalı kocanın boşanma davalarına yönelik temyizinin incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı-davacı kadının temyizinin incelenmesine gelince;
Toplanan delillerden; davacı-davalı kocanın babasının, çocuğun oğlundan olmadığını söylediği, kapı kilidini değiştirdiği, kocanın bunlara sessiz kaldığı ve karısını sevmediğini, istemediğini söylediği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/23910, K. 2012/27429, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama