KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/24151 E., 2013/21700 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Bakırköy 8. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 27.09.2012
- Numarası
- Esas no: 2011/985 Karar no:2012/769
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" davası ile "aile konutunun tahsisi" davasının ve davalı-davacı tarafından bağımsız olarak açılan "aile konutunun kendisine tahsisi ve nafakanın artırılması" davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 24.09.2013 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı E. K. Ö. ile vekili Av. E. B. K. ve karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı Ö. Ö. ile vekili Av. T. H. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle davacının aile konutu şerhinin kaldırılmasına davalı-davacı (kadın)’ın da mal rejiminin tasfiyesine ilişkin harcı verilerek usulüne uygun açılmış bir dava veya karşı davalarının bulunmamasına göre, davalı-davacı (kadın)’ın tüm, davacı-davalı (koca)’nın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadının üniversite mezunu olduğu, bir yabancı dil bildiği, boşanma davası sırasında prime esas aylık kazancı 4.500 TL. olan bir işte çalışmakta iken, 2011 yılı Haziran ayında işten ayrıldığı, dosyaya sunulan Sosyal Güvenlik Kurumunun hizmet döküm cetvelinden anlaşılmaktadır. Davalı-davacı kadın, zorunlu sebeple işinden ayrılmak zorunda kaldığını bildirmiştir. Çalıştığı işyerinin Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulup tespit edilmesi ve işyerinden kendi isteğiyle mi, yoksa işverenin iş akdini tek taraflı olarak feshetmesi sonucu mu ayrıldığının işyerinden araştırılması ve hasıl olacak sonucuna göre, yoksulluk nafakası takdirinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/24151, K. 2013/21700, 24 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama