KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/24347 E., 2013/9726 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Bitlis Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 05.07.2012
- Numarası
- Esas no:2010/419 Karar no:2012/192
Karar Metni
235 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından; reddedilen boşanma davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece davacı-davalı (koca) tam kusurlu kabul edilerek boşanma davasının reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-davalı kocanın eşine fiziksel şiddet uygulamasına, ailesinin eşine ve evliliğe müdahalesine sessiz kalmasına, eşinin maaş ve kredi kartlarını rızası dışında elinden almasına karşılık, davalı-davacı kadının da eşiyle aralarındaki gelir farkı nedeniyle eşini küçük görüp eşine hakaret ettiği, ailesinin evliliğe müdahalesine sessiz kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Gerçekleşen olaylara göre, bu sonuca ulaşılmasında davacı-davalı koca ağır kusurlu ise de, davalı-davacı kadın da, az da olsa kusurludur.
Davalı-davacı kadının davaya itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, evlilik birliğinin devamında davalı-davacı kadın bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamış, Türk Medeni Kanununu 166/2. maddesi şartları oluşmuştur. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine, davacı-davalı kocanın boşanma davasının kabulüyle boşanmaya (TMK.md. 166/2) karar verilecek yerde, davanın reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/24347, K. 2013/9726, 8 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama