KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/24878 E., 2012/29758 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Tuzla 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 23.06.2011
- Numarası
- Esas no:2010/547 Karar no:2011/424
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı (koca) tarafından; kusur belirlemesi, tazminat ve vekalet ücreti yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-davacı kadının temyiz dilekçesi, davacı-davalı kocaya 4.10.2011 tarihinde Tebligat Kanununun 16. maddesine göre usulüne uygun tebliğ edilmiş, ancak davacı-davalı yasada öngörülen (HUMK md.433/2) on günlük süre geçtikten sonra 28.11.2011 tarihinde hükmü katılma yoluyla temyiz ettiğinden, davacı-davalı kocanın süresinde olmayan katılma yoluyla temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı-davacı kadının temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemede;
a-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-) Davalı-davacı kadının birleşen davası Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı tedbir nafakası istemine ilişkin olup, boşanma davasından önce açılmıştır. Davalı-davacı kadının bu davası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
c-) Davalı-davacı kadın 3.11.2010 tarihli dilekçesiyle yoksulluk nafakası (TMK. m. 175) talep ettiği halde, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/24878, K. 2012/29758, 10 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama