KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/25051 E., 2013/11358 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Antalya 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 6.6.2012
- Numarası
- Esas no:2011/205 Karar no:2012/589
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından; kusur belirlemesi, velayet, nafakalar, tazminatlar, yargılama gideri ve vekalet ücret yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır.
Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davalı-davacı koca yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı orantısız ve çoktur.
Daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3-Anne yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı, hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği halde ve tarafların Antalya'da ikamet etmelerine karşı, davalı-davacı babanın Bursa'da oturan akrabası tarafından da bakıldığı anlaşıldığından anne bakım şefkatine muhtaç 2009 doğumlu Kenan'ın Türk Medeni Kanununun 182 ve 336/2. maddeleri uyarınca velayet hakkının anneye bırakılmaması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/25051, K. 2013/11358, 25 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama