KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/26005 E., 2013/23516 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Bursa 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 16.07.2012
- Numarası
- Esas no:2010/1673 Karar no:2012/745
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından; kusura ilişkin değerlendirme, tazminat talepleri ve kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11.10.2013 günü temyiz eden davacı-karşı davalı S.Ç.ile vekili Av.C. Ö. ve karşı taraf davalı-davacı E.Ç. vekili Av.H. D.geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacının müşterek konutun mefruşunun gerektirdiği masraflara karşılık olarak talep ettiği maddi tazminatın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-davalı (koca)'nın bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
a)Mahkemece, "boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu" kabul edilmiştir. Oysa davalı-davacı (kadın)'ın, kocasının yakını olan bir erkekle ilişkisinin olduğu, bu kişiyle bir kaç kere aynı otelde birlikte kaldıkları, bu suretle sadakat yükümlülüğünü (TMK.m.185/3) ihlal ettiği, davacı-davalı (koca)'nın ise, eşine basit fiziksel şiddet uyguladığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı (kadın)'ın kocaya göre daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve kocanın Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesine dayanan manevi tazminat isteğinin bu sebeple reddi doğru bulunmamıştır.
Mahkemece, davalı-davacı (kadın)'ın daha fazla kusurlu olduğu ve boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunduğu nazara alınarak, koca yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
b)Boşanma sebebiyle yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için, nafaka talep edenin boşanmada daha ağır kusurlu olmaması gerekir. (TMK.m.175) Davalı-davacı (kadın) ağır kusurlu olduğuna göre, lehine yoksulluk nafakası hükmedilemez. Bu yön nazara alınmadan kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi de isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/26005, K. 2013/23516, 11 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama