KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/26273 E., 2013/11708 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Kırşehir Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 21.06.2013
- Numarası
- Esas no:2011/404 Karar no:2012/399
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından; kocanın kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece tarafların her ikisininde davası kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş, "boşanmada taraflar eşit kusurlu" bulunmuştur. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı-davalı kocanın sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarda bulunduğu; buna karşılık davalı-davacı kadınında kocasına hakaret ettiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu olaylar dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda iki tarafın kusurlu olduğu, ancak davacı-davalı kocanın daha fazla kusurlu olduğu ve Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle iken tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de, az kusurlu olan davalı-davacı kadının kocanın boşanma davasına karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan verilen boşanma kararı sonucu itibariyle doğru olup, davalı-davacı kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına (HUMK.m.438/son) karar verilmesi gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan sebeplerle boşanmaya sebep olan olaylarda kocaya göre az kusurlu olan davalı-davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1. ve 2. maddeleri uyarınca uygun miktarlarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken bu isteklerin reddi doğru olmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
Davalı-davacı (kadın)'ın, kocasına mütemadiyen "şerefsiz, pezevenk" şeklinde ağır sözlerle hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Davacı-davacı (koca)'nın, eşi evden ayrıldıktan sonra müşterek konuta bir başka kadını getirdiği sabitttir. Daha öncesinde sadakat yükümlülüğü ihlal edici bir kusuru ortaya konulmamıştır. Bu bakımdan mahkemece tarafların "eşit kusurlu" kabul edilmelerinde bir yanlışlık bulunmamaktadır. Davalı-davacı (kadın)'ın temyiz itirazları yersizdir. Reddi ile hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğa katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/26273, K. 2013/11708, 26 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama