KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/26881 E., 2013/12305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Gerede Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 27.09.2012
- Numarası
- Esas no:2009/382 Karar no:2012/421
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, ziynet alacağı ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kocanın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın, davaya konu ziynet eşyalarının aynen iadesini bu olmadığı takdirde de bedelinin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece hüküm altına alınan ziynet eşyalarının kararın hüküm fıkrasında cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların infazda güçlük çıkarmayacak şekilde belirlenmesi gerekirken (HMK.md.297/2); bu hususlar dikkate alınmadan, ziynet eşyalarının cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmeksizin yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece boşanmaya karar verilmesine rağmen, 17.10.2006 doğumlu müşterek çocuk Buğra'nın velayetine ilişkin düzenleme yapılmamıştır. Velayet düzenlemesi kamu düzenine ilişkindir. Boşanma halinde ortak çocuğun velayetinin taraflardan birine bırakılması olanağı mevcut oldukça, bu yönde hüküm kurulmaması doğru değildir. Dosyada velayetin taraflara bırakılmasının uygun olmadığına dair bir delil ve tespit bulunmadığına göre, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
4-Velayet düzenlemesi yapılmadan iştirak nafakası ve kişisel ilişki yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/26881, K. 2013/12305, 2 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama