KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/27005 E., 2013/12306 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- İstanbul 14. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 26.06.2012
- Numarası
- Esas no: 2009/1053 Karar no:2012/430
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı tarafından, her iki boşanma davası, kusur belirlemesi ve fer'ileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkeme, davalı-davacı kadının eşini basit yaralama suçundan dolayı ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen mahkumiyet kararını kabul etmediğini belirterek davacı-davalı kocanın boşanma davasının reddine karar vermiş ise de.
Borçlar Kanununun 53. maddesi dikkate alındığında ceza mahkemesince belirlenen maddi hadiselerin hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olduğu, hukuk hakiminin ceza mahkemesinin beraat kararıyla bağlı olmadığı, bu durumda İstanbul 29. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/1313 esas sayılı dosyasında, sanık H... Ö...’in eşi Ö...
Ö...'i kasten basit nitelikte yaralamak suçundan dolayı cezalandırıldığı, mahkeme kararının kesinleştiği, davalı-davacı kadının kabul edilen bu kusurlu davranışının mahkemece dikkate alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu durumda yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı-davacı kadının eşini basit nitelikte yaraladığı, eşine hakaret ettiği anlaşılmaktadır.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Davacı-davalı koca da dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı-davalı kocanın boşanma davasının da kabulüne karar verilecek yerde, usul ve yasaya aykırı gerekçe ile reddi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/27005, K. 2013/12306, 2 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama