KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/27305 E., 2013/1478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Uşak Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 16.12.2011
- Numarası
- Esas no:2010/758 Karar no:2011/1356
Karar Metni
239 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı (kadın) tarafından, temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Toplanan delillerden mahkemece taraflara yüklenen kusurlardan sonra tarafların yeniden bir araya geldikleri ve yaklaşık iki ay birlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında tarafların bundan önceki olaylardan dolayı birbirlerinin kusurlarını affettikleri, en azından hoşgörü ile karşıladıkları kabul edilmelidir. Affedilen ve hoşgörüyle karşılanan olaylara dayanılarak da boşanma kararı verilemez. Tarafların barışıp bir araya gelmelerinden sonra davalı kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olacak bir kusuru da kanıtlanamamıştır. Öyleyse davanın reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
2- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/27305, K. 2013/1478, 23 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama