KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/2976 E., 2012/22335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Isparta Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 01.11.2011
- Numarası
- Esas no:2010/544 Karar no:2011/1005
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kadın tarafından tamamı yönünden, koca tarafından ise kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, davacı kocanın tam kusurlu olduğu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de; toplanan delillerden davacı kocanın sadakatsiz davranışlarına karşılık davalı kadının da eşine hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda davacı kocanın davalı kadına oranla daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Davalı kadının davaya itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup evlilik birliğinin devamında taraflar ve müşterek çocuklar bakımında da bir yarar kalmamış, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesinin koşulları davacı koca yararına gerçekleşmiştir.
Bu nedenle verilen boşanma kararı sonucu itibarıyla doğru olup, boşanmaya ilişkin hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerekmiş ve tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlı yerinde görülmemiştir.
2-Davalı kadın velayeti kendisine bırakılan müşterek çocuk için 200 TL.tedbir nafakası talebinde bulunmuştur. Talep aşılmak suretiyle müşterek çocuk H..yararına 250 TL.tedbir nafakasına hükmolunması doğru bulunmamıştır (HMK.md.26/1).
3-Davacı tarafından açılan davanın kabulüne karar verildiği halde, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve davalı tarafından yapıldığı belirlenen yargılama giderlerinin de davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmesi de isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Davacı tarafından açılan davanın kabulüne karar verildiği halde davacı koca yararına vekalet ücretine hükmolunması gerekirken, davalı kadın yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
5- Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür. (TMK.md.182) Bu hususu hakim görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekmektedir. O halde velayeti davalı anneye tevdi edilen küçük Hilal için iştirak nafakasına hükmedilmemesi isabetli olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/2976, K. 2012/22335, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama