KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/3694 E., 2012/5221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ankara 9. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 15.12.2011
- Numarası
- Esas no:2010/1748 Karar no:2011/1647
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma veya ayrılık vukuunda, velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocukların bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK.m.182/2). Bu hususu hakimin, görevi gereği kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Ortak çocuklar L. N.. ile S. H..'nin velayetleri davalı babaya bırakıldığı ve dava yargılama süresince de bu çocukların davalı babayla birlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır.
Davacı annenin çalıştığı ve düzenli bir gelirinin bulunduğu da sabittir. O halde dava süresince davalı babaları ile birlikte yaşayan müşterek çocuklar için ara kararı ile takdir edilen tedbir nafakalarının karar tarihinden itibaren kaldırılması, yine velayetlerin kullanılması davalı babaya bırakılan ortak çocuklar L. N..ve S.
H.. için boşanma kararının kesinleşme tarihinden itibaren iştirak nafakasına hümedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocukların bakım ve eğitim giderlerine katılma zorunluluğu, mali gücü varsa söz konusu olur (TMK.m.182/2). Davacının, Türkiye'nin Minsk Büyükelçiliğinde "hizmetçi" olarak sözleşmeli çalıştığı, aylık 900 dolar gelirinin bulunduğu, bunun 400 dolarını kira gideri olarak sarfettiği, davalı babanın ise ticaretle uğraştığı, ekonomik durumun davacıya göre oldukça iyi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, yeterli ve sürekli gelire sahip değildir. Bu bakımdan çocuklara iştirak nafakası ödemekle sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/3694, K. 2012/5221, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama