KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/4021 E., 2012/6577 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 19.11.2009
- Numarası
- Esas no:2007/395 Karar no:2009/995
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı eşin maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin davası, boşanma davasından ayrılarak oluşturulmuştur. Davacı maddi ve manevi tazminat isteğini, boşanmanın eki (fer'i) niteliğindeki Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesine dayandırmıştır.
Boşanmanın eki olan tazminat taleplerine ilişkin davanın, boşanma davasından ayrılmasına karar verilmesi doğru değil ise de; bağlı olduğu ana dava niteliğindeki taraflar arasındaki boşanma davası İstanbul 2. Aile Mahkemesinin 24.7.2007 gün ve 2005/903 esas, 2007/573 karar sayı ile karara bağlanmış olup boşanma hükmü 25.12.2007 tarihinde kesinleşmiş bulunmasına göre davaların tekrar birleştirilmesi imkanı ortadan kalkmıştır.
Bu durumun zorunlu gereği olarak davacının maddi ve manevi tazminat isteğinin ana dava olan boşanma davasında toplanan deliller ve verilen karar çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
Boşanmanın eki olan maddi ve manevi tazminatı düzenleyen Türk Medeni Kanununun 174. maddesi incelendiğinde; manevi tazminatın sadece para olarak ödenmesi istenebileceği halde, maddi tazminat için böyle bir sınırlama bulunmamaktadır. O halde maddi tazminatın ayın (eşya) olarak ödenmesinin istenmesine yasal bir engel bulunmamaktadır. Açıklanan şekilde maddi tazminatın ayın olarak istenmesi halinde; ayının (eşyanın) dava tarihindeki değeri, maddi tazminat isteminin tavan değerini oluşturur ve ayının değerinden fazlasına hükmedilemez.
Davacı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 75. maddesi çerçevesinde yaptığı açıklamada, maddi tazminat talepleri ödemesine esas ayın olarak bildirdiği taşınmazın 1/2 payının karşlığını 102.500 TL. olarak açıklamıştır. Bu miktarın 80.000 TL.'sinin maddi tazminat, 22.500 TL.'sinin ise manevi tazminat karşılığı olduğunu bildirmiştir. Davacı ayrıca 19.11.2009 tarihindeki beyanıyla tazminat taleplerinin ayın olarak karşılanmaması halinde; bildirdiği bedele göre tazminatların para olarak da ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davacının bu beyanı talebin açıklanması niteliğinde olup; davanın genişletilmesi olarak da değerlendirilemez.
Davacının tazminat talepleri boşanmanın fer'i (eki) olarak; bağımsız bir talep olmayıp; boşanma davası içinde istenmiş olduğundan ayrı harç ve vekalet ücretine de tabi değildir.
Yukarıda yapılan açıklamalar mahkemece kesinleşen boşanma davasındaki deliller ve kabule göre; davacının ayın olarak ödenmesini istediği maddi tazminat talebinin Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesindeki koşullar çerçevesinde incelenmesi, davacının ayın olarak ödetme talebinin haklı bir nedeni bulunmadığı ve bu nedenle ayın olarak ödeme isteği kabul edilmediği takdirde ise; talebin reddedilmeyip, uygun miktar para olarak ödetmeye de karar verilebileceğinin gözetilmesi,;aynı şekilde manevi tazminat talebi bakımından Türk Medeni Kanununun 174/2. maddedeki koşullar çerçevesinde inceleme yapılarak para olarak uygun bir manevi tazminata karar verilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde davacının tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/4021, K. 2012/6577, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama