KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/4025 E., 2012/8133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Erdek Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 5.10.2010
- Numarası
- Esas No:2010/177 Karar No:2010/270
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 16.11.2011 gün ve 1587-18650 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Davacı açmış olduğu dava ile yabancı mahkemeden alınan boşanma kararının tanınmasını talep etmiş, davacı asilin ölümü üzerine mahkemece dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, dahili davacının temyizi üzerine hüküm dairemizce onanmıştır.
Yabancı mahkeme ilamının kesin hüküm veya kesin delil etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade edeceğine (5718 s. MÖHUK.m.59) göre, yabancı ilamın tenfizini ve tanınmasını isteyen davacının dava sırasında ölümü halinde, ölenin yasal mirasçılarının davaya devam etmesinde ve tenfiz veya tanıma kararı almasında miras hukuku açısından hukuki yararı vardır (5718 s.MÖHUK.m.52).
Öyleyse işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Ne var ki, bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından dahili davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 16.11.2011 gün 2011/1587 esas, 2011/18650 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve bu husus nazara alınmadan davacının ölümü nedeniyle davanın konusu kalmadığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
KARŞI OY YAZISI
Eşler arasındaki evlilik birliği ölüm ile sona ermiştir. Ölüm ile sona eren evliliğin daha sonra açılan bir dava ile başka bir sebeple "yeniden" sonlandırılması mümkün değildir. Aksi düşünce ölüm ile "kendiliğinden" kazanılan haklara yönelik Türk mahkeme kararlarına aykırılık oluşturacağı için Türk kamu düzenine açık aykırılık teşkil eder. 5718 sayılı Kanuna göre dava açma hakkı verilen ilgililer sadece "devam eden" evliliklerde bu yetkilerini kullanabilir. Farklı düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/4025, K. 2012/8133, 3 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama