KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/4399 E., 2012/25174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Salihli 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 15.12.2011
- Numarası
- Esas no: 2011/325 Karar no:2011/822
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakasının miktarı yönünden davalı-davacı kadın tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, duruşma giderlerini karşılamadığından duruşma isteminin reddine, evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verilip, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yoksulluk nafakasının miktarına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, her iki davanın kabulüne ilişkin karar gerekçesinde, tarafların eşit kusurlu oldukları belirtilerek karar oluşturulmuş ise de; toplanan delillerden; davacı –davalı kocanın “bir başka kadını sevdiğini açıklayarak eşini sevmediğini söylediği”; buna karşılık davalı-davacı kadına yüklenebilecek bir kusurlu davranışın ise kanıtlanamadığı görülmektedir.
Mahkemenin kusur olarak açıkladığı “evlilik birliğinde saygı/sevgi ortamının ve bir arada yaşama iradesinin kalmadığı şeklindeki belirleme, somut olaylarla taraflara bağlanmadığı takdirde, uygun bir boşanma gerekçesi olamaz. O halde; mahkemenin gerekçesindeki evlilik ortamını bozucu ve bir arada yaşama iradesinin ortadan kalkmasına neden olan olaylardaki kusur; yukarıda açıklanan sözlerinin sonucu olarak, tamamen davacı-davalı kocadadır.
Durum böyleyken; mahkemece tarafların eşit kusurlu bulunması ve bu hatalı eşit kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-davacı kadının maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK.md.174/2) tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/4399, K. 2012/25174, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama