KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/464 E., 2012/31558 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Ürgüp Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 19.04.2011
- Numarası
- Esas no: 2009/321 Karar no:2011/160
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 25.12.2012 günü temyiz eden davacı-karşı davalı H. B.ile vekili Av. .. geldiler. Karşı taraf davalı-karşı davacı Z.B.ile vekilleri gelmediler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-davalı kocanın, davalı-davacı kadına şiddet uyguladığını, onu ters ilişkiye zorladığını kabule yeterli delil yoksa da, evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmediği ve eşine hakaret ettiği gerçekleşmiş olup, bu sebeplerle boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davacı-davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır.
Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusurunun bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davalı-davacı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı orantısız ve çoktur.
Daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/464, K. 2012/31558, 25 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama