KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/5621 E., 2012/24816 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 13.12.2011
- Numarası
- Esas no:2010/454 Karar no:2011/706
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı-davalı kadının kusur ve tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; toplanan deliller ve yapılan soruşturmada, davalı-davacı kocanın eşine fiziksel şiddet uyguladığı, eşini lezbiyen ilişkiye girmek ile suçladığı, davacı-davalı kadının ise eşi ile birlikte yaşamaktan kaçınarak, evlilik birliğinin kendisine yüklediği görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır.
Tarafların gerçekleşen bu kusurlu davranışları dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında ve boşanmaya neden olan olaylarda her iki tarafta kusurlu olmakla birlikte, davalı-davacı kocanın eşine nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Hal böyle iken, mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek, bu hatalı kusur belirlemesine göre davacı-davalı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK:md.174/1-2) taleplerinin reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı-davacı kocanın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
b-Davalı-davacı koca işyerinden ayrılması neticesinde almış olduğu kıdem tazminatını taraflar adına açtırdığı, ortak hesaba yatırdığını, davacı-davalı kadının eşinden habersiz bu parayı harcadığını belirterek, 6.500.00 TL. tutarındaki bu alacağın tahsilini talep etmiştir. Bu talep, eşler arasındaki mal rejiminden kaynaklanan, malların tasfiye edilmesini amaçlayan bir istek olmayıp, Borçlar Kanunundan kaynaklanan akdi ilişki nedenine dayalı bir alacak davasıdır. Bu tür alacak davalarının inceleme yeri genel mahkemeler olup, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir. O halde mahkemece davalı-davacı kocanın bu talebinin dosyadan tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/5621, K. 2012/24816, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama