KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/66 E., 2012/18644 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Samsun l. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 13.10.2011
- Numarası
- Esas no:2010/440 Karar no:2011/1197
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm nafakalar ve manevi tazminatın miktarı, maddi tazminatın reddi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 TBK.md.50 ve 52 ) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3-Dava kabul edildiğine göre, davada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken, bu hususta hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırıdır. 4-Dava kabul edildiğine göre, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi yönünde hüküm kurulması gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması da doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/66, K. 2012/18644, 4 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama