KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/6755 E., 2012/13691 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İzmir 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 23.12.2010
- Numarası
- Esas no:2009/635 Karar no:2010/1138
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; tazminatların ve müşterek çocuk için takdir edilen nafakanın miktarı yönünden, davalı koca tarafından ise boşanma davası fer'ileri ve alacak davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Mahkeme tarafından davalı koca tam kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı kocanın eşine hakaret edip şiddet uyguladığı, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, davacı kadının ise eşine hakaret ve tehdit içeren mesajlar gönderdiği evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda her iki tarafında kusurlu olup davalı kocanın kusurunun daha ağır olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı kocanın tam kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de davalının daha ağır kusurlu olduğu gerçekleştiğine göre verilen boşanma kararı sonucu itibariyle doğru olup, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle boşanmaya ilişkin hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiş, anne yanında bulunan müşterek çocuk için dava tarihinden itibaren aylık 300 TL tedbir nafakası takdir edilerek boşanma hükümünün kesinleşme tarihinden itibaren aynı miktar iştirak nafakası olarak devamına karar verildiğinin anlaşılmasına göre davalı kocanın diğer tüm itirazlarının,
davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42 ve 44. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır. 3- Kabule göre de; kadının tazminatlar için talep ettiği faiz konusunda olumlu-olumsuz karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/6755, K. 2012/13691, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama