KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/6967 E., 2012/13985 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Antalya 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 20.09.2010
- Numarası
- Esas no:2008/1322 Karar no:2010/990
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davacı koca tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, yoksulluk nafakası, ev ve ziynet eşyaları yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kocanın boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına ve özellikle davalı-davacı kadın için takdir edilen yoksulluk nafakasının boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren başlayacağının tabii bulunmasına göre; tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı-davacı kadın karşı dava dilekçesinde manevi tazminat (TMK. m. 174/2.) isteğinde bulunduğu halde, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır (HUMK. m. 388/son; HMK m. 297/2).
3- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
4- Davalı-davacı kadının ziynet eşyaları talebi yönünden, hükümde kabul edilen ziynet eşyalarının cins, miktar ve değerleri ayrı ayrı gösterilmediği gibi; "aynen iade" talebi de bulunduğu halde sadece bedele hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.(HUMK. m. 74, 388/son; HMK. m. 36, 297/2)
5- Davalı-davacı kadının boşanma davası kabul edildiği halde, kendisini vekille temsil ettiren kadın yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken, davalı-davacı kadının davası yönünden de davacı-davalı koca yararına vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/6967, K. 2012/13985, 23 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama