KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/7459 E., 2012/11102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından, "kusura" ilişkin gerekçesi, davalı lehine hükmedilen tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı (kadın) tarafından ise, tazminatlar ve yoksulluk nafakasının miktarları, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece verilen “tarafların boşanmalarına” dair olan ilk hüküm, davalının temyizi üzerine Yargıtay’ca “davalı lehine maddi ve manevi tazminata ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiğinden” bahisle bu yönlerden bozulmuş, bozmanın kapsamı dışında kalan kısımlar ise onanmıştır. İlk hükümle, boşanma davasının kabulü nedeniyle davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmiş ve davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bozma sadece maddi ve manevi tazminata ve yoksulluk nafakasına münhasırdır. Boşanmanın fer’isi niteliğinde olan bu istekler harca tabi olmadığı gibi vekalet ücretine de tabi değildir. İlk hükümle de davacı yararına vekalet ücreti takdir olunmuş ve yargılama giderleri hüküm altına alınmış ve bu yönler kesinleşmiştir.
Hal böyleyken bozmadan sonra davacı yararına yeniden vekalet ücreti takdir edilmesi ve bozma davalının temyizi üzerine ve onun lehine olduğu halde, bozmadan sonraki yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu bölümünün düzeltilmesi cihetine gidilmiştir (HUMK.md.438/7).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/7459, K. 2012/11102, 26 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama