KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/7501 E., 2012/14383 K.·Eşler Arasında Evlenmeye Engel Olacak Derecede Hısımlık Bulunması Evlılığın İptalı Nüfus Kaydının Düzeltılmesı Yasal Hasım
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2012
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma
NÜFUS HİZMETLERİ KANUNU (5490) Madde 36
TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 129
TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 145
"İçtihat Metni"ÖZET: NÜFUS KAYITLARINA İLİŞKİN DÜZELTME DAVALARINDA NÜFUS İDARESİ YASAL HASIM DURUMUNDADIR. EVLİLİĞİN İPTALİ DAVASI SONUCUNDA İPTALE KARAR VERİLMESİ VE BU KARARIN KESİN HÜKÜM HALİNİ ALMASIYLA, KARAR NÜFUSA TESCİL EDİLMEMİŞ OLSA DAHİ, EVLİLİK İLERİYE YÖNELİK OLARAK ORTADAN KALKAR. İPTAL KARARININ NÜFUSA TESCİL EDİLMESİ KURUCU ETKİYE DEĞİL BİLDİRİCİ ETKİYE SAHİP OLUP, KARARIN NÜFUSA TESCİL EDİLECEK OLMASI, NÜFUS İDARESİNE HUSUMET YÖNELTİLMESİNİ GEREKTİRMEZ.
KANUNDAN DOLAYI AÇILMAMIŞ HALE GELEN DAVA, BÜTÜN SONUÇLARIYLA ORTADAN KALKAR VE DERDESTLİK VASFINI KAYBEDER. SİCİL DÜZELTİLMEDİKÇE İÇERİĞİNİN GÖSTERDİĞİ OLGU DOĞRU KABUL EDİLECEĞİNDEN, DAVALININ ANNESİNİN ADININ DÜZELTİLMESİ TALEPLİ DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİ NEDENİYLE, TEYZE-YEĞEN ARASINDAKİ, EVLENMESİ YASAK OLAN KİŞİLER ARASINDA GERÇEKLEŞEN EVLİLİĞİN MUTLAK BUTLAN SEBEBİYLE İPTALİNE KARAR VERİLMESİ GEREKİR.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dava, Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen açılan, eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlık bulunması (TMK m. 145/4) sebebiyle evliliğin iptali isteğine (TMK m. 146/1) ilişkin olup, nüfus kayıtlarının düzeltilmesiyle bir ilgisi yoktur. Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarında nüfus idaresi “yasal hasım” durumundadır (5940 s. NHK m. 36/1-a).
Evliliğin iptali davası sonucunda iptale karar verilmesi ve bu kararın kesin hüküm halini almasıyla, evlilik, karar nüfusa tescil edilmemiş olsa dahi, ileriye yönelik olarak ortadan kalkar. Bu sebeple, iptal kararının nüfusa tescil edilmesi, kurucu etkiye değil, bildirici etkiye sahiptir. Dolayısıyla kararın nüfusa tescil edilecek olması, nüfus idaresine husumet yöneltilmesini gerektirmez.
Bu sebeple, davada nüfus idaresinin “hasım” gösterilmesi doğru olmayıp, onun yönünden davanın “husumet yokluğu” sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı ise de, mahkemece dava reddedildiğine göre, verilen ret kararı nüfus idaresi bakımından sonucu itibarıyla doğru olduğundan, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile kararın nüfus idaresi yönünden açıklanan sebeple onanması gerekmiştir.
2- Nüfus kayıtlarına göre; davalı Hayriye’nin, kızkardeşinin oğlu “M.Sıddık” ile evlendiği, eşler arasında “teyze-yeğen” (TMK m. 129/1) hısımlık ilişkisinin bulunduğu görülmektedir.
Davalı M.Sıddık’ın, ana adının düzeltilmesi talebiyle 05.04.2010 tarihinde açmış olduğu nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin Turgutlu İkinci Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki 2011/55 esas sayılı davanın, bozma sonrasında takipsiz bırakılması sonucu, 11.03.2011 tarihinde işlemden kaldırıldığı, üç aylık yasal süre zarfında yenilenmeyince, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409/5. maddesi gereğince 15.07.2011 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.
Kanundan ötürü açılmamış hale gelen dava, bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar ve derdestlik vasfını kaybeder. Resmi siciller, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur, sicil düzeltilmedikçe de, içeriğinin gösterdiği olgu doğru kabul edilir (TMK m. 7). Resmi sicile aykırı tanık sözlerine değer verilemez ve sicilin içeriğine aykırı karar oluşturulamaz.
Öyleyse Türk Medeni Kanunu’nun 129/1. maddesi ile evlenmeleri yasaklanmış olan kişiler arasında gerçekleşen evliliğin mutlak butlan sebebiyle iptaline (TMK 145/4) karar verilmesi gerekirken, sicile aykırı tanık sözlerine değer verilerek isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/7501, K. 2012/14383, 30 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama