KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/7694 E., 2013/8714 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2013
- Mahkemesi
- Ankara 8. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 20.12.2011
- Numarası
- Esas no:2011/419 Karar no:2010/1417
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 29.03.2013 günü temyiz eden K.. U.. vekili Av. M..C.. ve karşı taraf davacı A..U.. vekili Av. S..D.. B.. geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tebligat Kanununun 20, 21 ve tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi gereğince; muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlarda hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması gerekir.
Gösterilen şekil, geçerlilik koşuludur (YHGK'nun 29.12.2013 tarihli 1993/18-778-876 sayılı kararı). Olayda dava dilekçesinin tebliğine ilişkin mazbatada, beyanına başvurulan komşu K..G..'ın imzası bulunmadığı gibi, imzadan imtina ettiğini dair bir ibare de yazılmamıştır. Bu hali ile, davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliği geçersizdir. Bu durum, savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır.
O halde, mahkemece davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününün usule uygun olarak tebliği ve gösterdiği takdirde delillerinin toplanması ile hasıl olacak sonuca göre karar vermek gerekirken, davalının yokluğunda hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/7694, K. 2013/8714, 29 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama