KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/8103 E., 2012/12664 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Kayseri 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 21.9.2010
- Numarası
- Esas no:2009/157 Karar no:2010/714
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı, davalının temyizine verdiği cevapta, hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde bulunmuş (HUMK.m.433/2) ise de, temyiz harcı yatırılmadığı gibi dilekçenin temyiz defterine kaydı da bulunmadığından davacı kocanın temyiz itirazları incelenmemiştir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince;
a-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Davalının herhangi bir malvarlığının bulunmadığı, kirada oturduğu, belirlenen emekli maaşının onu yoksulluktan kurtaracak düzeyde olmadığı, boşanmada da tamamen kusursuz olduğu anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları davalı yararına gerçekleşmiştir. Öyleyse davalının mevcut geliri de gözetilerek, davacının mali gücü oranında davalı yararına uygun miktarda yoksulluk nafakası takdir edilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden yoksulluk nafakası isteğinin reddi doğru bulunmamıştır.
c-Tarafların Türk Medeni Kanununun 166/4. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilmiştir. Boşanmaya sebep olan fiili ayrılıkta davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Davacının ise, "G." adında bir başka kadına kendi kartına bağlı "ek kredi kartı" çıkarttığı, ek kredi kartıyla yapılan harcamalara ilişkin dökümlerden, harcamaların genellikle koltuk v.s. gibi eşyalara ilişkin olduğu görülmektedir. Davacı, bununla ilgili makul ve kabul edilebilir bir sebep gösterememiştir. Davacının bu davranışı, güven sarsıcı nitelikte olup, davalının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. O halde davalı yararına Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi gereğince uygun miktarda manevi tazminat takdiri gerekirken, isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/8103, K. 2012/12664, 10 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama