KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/8633 E., 2012/29521 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Ortaca Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 20.9.2011
- Numarası
- Esas no:2008/356 Karar no:2011/318
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki boşanma davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından; nafakalar ve manevi tazminatın miktarı ve maddi tazminat yönünden, davalı-davacı (koca) tarafından ise; yetki ve manevi tazminat yönünden duruşmalı temyiz etmiş ise de; duruşma için gerekli tebligat gideri verilmediğinden duruşma isteğinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/1. maddesi gereğince reddedilelerek dosya üzerinde inceleme yapılmasına karar verilip, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı kocanın güven sarsıcı davranışlar içerisine girdiği sabit olup, sadakatsiz davranışlarının kanıtlanmamış olduğunun anlaşılmasına göre davalı-davacı kocanın tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 TBK.md.50 ve 52 ) dikkate alınarak davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/8633, K. 2012/29521, 6 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama