KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/8985 E., 2012/28587 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Susurluk Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 08.12.2011
- Numarası
- Esas no:2009/275 Karar no:2011/402
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki boşanma davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davalı-davacı (kadın) tarafından, kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı-davalı kocanın eşinin hastalığı ile ilgilenmediği, davalı-davacı kadının da birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda evlilik birliğinin tarafların eşit kusurlu davranışları ile temelinden sarsıldığının kabulü gerekir. Durum böyleyken, mahkemece boşanmaya neden olan olaylarda davalı-davacı kadının tamamen kusurlu olduğu şeklindeki kabulü ve bu kusur belirlemesine göre; boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılan davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/8985, K. 2012/28587, 28 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama