KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/900 E., 2012/19505 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Beyoğlu 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 29.06.2011
- Numarası
- Esas no:2009/403 Karar no:2011/339
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanma davası içinde istenen ,boşanmanın eki niteliğindeki maddi ve manevi tazminatın (TMK. md. 174/1-2) davanın her aşamasında ıslah ve karşı tarafın kabulüne gerek olmadan istenebileceği, davacı tarafından babasının davalıya borç olarak verildiği bildirilen para alacağına ilişkin başvurma harcı da ödenerek usulüne uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığı gibi, ıslah yolu ile dava dilekçesinde yer almayan taleplere yeni taleplerin eklenmesinin mümkün bulunmaması nedeniyle,
husumet yokluğundan dolayı reddedilen ve usulüne uygun olarak açılmayan bu dava yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin tabii olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının dava dilekçesinde ziynetlere ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. Yargılama devam ederken davacı 21.10.2009 tarihinde ıslah dilekçesiyle 50.000 TL. maddi tazminat istemiştir. Duruşmada da maddi tazminat talebinin içerisinde; ziynetlerinin satılması ve babasının ev alımı için verdiği maddi katkılarının da bulunduğunu beyan etmiş, 30.10.2009 tarihli dilekçe ile ziynetler ve babası tarafından verilen para alacağı için 33.510 TL. talep etmiştir. Dava edilmeyen bir husus ıslahla dava konusu haline getirilemez ( HUMK. md. 83 vd.). Islah yoluyla, davaya yeni bir talep ilave olunamaz. Bu husus gözetilmeden 7000 TL. ziynet alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/900, K. 2012/19505, 11 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama