KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/9745 E., 2013/9865 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İstanbul 9. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 19.01.2012
- Numarası
- Esas no:2010/572 Karar no:2012/30
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 09.04.2013 günü temyiz eden davalı M... A... T... ile vekili Av. A... K... geldiler. Karşı taraf davacı E... T... ile vekilleri gelmediler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Kişisel ilişki ile ilgili kararlar kesin hüküm teşkil etmezler. Türk hukukunun da bir parçası olan " Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi"nin 12. ve "Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi"nin 3. ve 6. maddeleri; çocukları ilgilendiren konularda idrak çağındaki çocukların görüşünün alınmasını ve çocuğun menfaatlerine açıkça ters düşmediği takdirde, görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir.
Velayet, çocukları ilgilendiren konuların en önemlilerindedir. Tarafların müşterek çocukları 17.11.1999 doğumlu Şeyma Türkan idrak çağında olup uzman ile görüşmesinde baba ile birlikte kalmak istediğini belirtmiştir. 14.09.2012 tarihli uzman raporunda da velayetin babaya verilmesi önerilmiştir. İdrak çağında olan çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde, çocuğun görüşünün aksine karar verilebilir.
Mahkemenin velayetin anneye verilmesi gerekçesi olarak gösterdiği hususlar; çocuğun yüksek yararı olabilecek nitelikte değildir. O halde, idrak çağındaki ortak çocuk ile uzman görüşüne itibar edilerek, velayetin babaya verilmesi gerekirken; yazılı gerekçe ile velayetin anneye verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/9745, K. 2013/9865, 9 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama