KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/10167 E., 2013/25417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması Anayasa hükmüdür (md. 141/3). Mahkemenin, tarafların açıklamalarını dikkate alarak değerlendirmesi ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da (HMK md. 27) gereğidir. Yargı organları her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delillerini değerlendirip, sabit görülen maddi vakıaları ve bunlardan çıkardıkları sonuç ve hukuki sebepleri gerekçelerine yansıtmalıdırlar.
Mahkeme gerekçeli kararında, Yasa hükmünü tekrar ettikten sonra"dinlenen taraf tanıkları beyanlarından ve dosyada yer alan belgelerden, artık tarafların bir araya gelmelerinin zor olduğunu ve evlilik birliğinin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediği anlaşılmakla, birliğin temelinden sarsıldığı sübut bulmuştur." ifadesiyle yetinmiş, bunun dışında başka bir gerekçeye yer vermemiş; tarafların delillerini tartışmamış ve değerlendirmemiş, hangi vakıaları sabit gördüğünü göstermemiştir.
Bu haliyle karar, yeterli gerekçeden yoksun olup, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/1-c maddesindeki unsurları içermemektedir. Bu bakımdan gerekçesiz karar oluşturulması usule aykırı bulunmuştur. Ne var ki, usule ait bu noksanlığın bozma sebebi yapılabilmesi için, bu kusur veya hata nihai hükmü tağyir edecek derecede olması, başka bir ifade ile kararı etkilemiş bulunması gerekir (HMK md. 371/1-ç).
Sözü edilen hata veya eksiklik sonuca etkili görülmediğinden bozma yapılamamış, bu hususta tenkit yapılmakla yetinilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/10167, K. 2013/25417, 6 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama