KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/11227 E., 2013/25137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Giresun Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 28.2.2013
- Numarası
- Esas no:2011/489 Karar no:2013/102
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından; ziynetlerin reddi, nafaka ve tazminatların miktarı ve ziynetlerin reddi nedeniyle davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti yönünden, davalı koca tarafından ise; boşanma hükmü ve fer’ileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki benden kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın, ziynetlerinin davalı kocanın ailesinin evinde muhafaza edildiğini belirterek ziynetlerin bedelini olmazsa iadesini talep etmiştir.
Davacı tanıkları, davalının evden ayrıldığında üzerinde bir adet bilezik bulunduğunu beyan etmiş, davacının babası tanık Rasim, boşanma davası açıldıktan sonra müşterek çocuğu görmek için evlerine gelen davalıya, bizim taktığımız altınları bize getirin, sizin taktıklarınız sizde kalsın dediğini, davalının da “çocuğun velayetini bize verin altınları çocuğun üzerine yatıralım" dediğini belirtmiştir. Bu tanık beyanı ile davacı, ziynetlerin davalıda kaldığını ispat etmiştir.
Gerçekleşen bu durum karşısında davacının kolunda taşıdığı 1 adet bilezik ile varlıkları kanıtlanamayan 8 adet çeyrek altın dışındaki ziynet talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken davacı tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğu gerekçesi ile ziynet talebinin tümü ile reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/11227, K. 2013/25137, 4 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama