KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/11276 E., 2013/25497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İstanbul 14. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 10.01.2013
- Numarası
- Esas no:2010/1391 Karar no:2013/32
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından kusur belirlemesi, maddi tazminat ve birleşen tedbir nafakası davası yönünden; davalı-davacı (kadın) tarafından ise maddi tazminat miktarı, reddedilen manevi tazminat, tedbir nafakası miktarı ve reddedilen yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı kadının kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde mal varlığının bulunduğunun anlaşılmasına göre tarafların aşağdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davalı-davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Toplanan delillerden, kocanın ayrılık dönemi içerisinde evlilik dışı ilişkilere girerek sadakatsiz davrandığı anlaşılmaktadır. Davacı -davalı kocadan kaynaklanın bu eylemler davalı-davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğundan tarafların sosyal, ekonomik durumları tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK md. 4, BK. md. 50, 51) dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yön dikkate alınmadan isteğin reddi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/11276, K. 2013/25497, 7 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama