KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/11277 E., 2014/1747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 14. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 30.01.2013
- Numarası
- Esas no:2011/288 Karar no:2013/102
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından her iki dava ve istirdat davasının tefriki yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 03.02.2014 günü temyiz eden davacı -karşı davalı T.. K.. ile vekili Av. geldiler. Karşı taraf davalı- karşı davacı S.. K.. ile vekillleri gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kocanın istirdat davasının tefrikine ilişkin temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma davaları ve fer'ilerine yönelik temyizinin incelenmesine gelince;
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davacı-davalı kocanın birlik görevlerini yerine getirmediği, eş ve müşterek çocuğu tehdit ettiği, müşterek çocuğa fiziksel şiddet uyguladığı, davalı-davacı kadının ise eşine karşı bir çok kez ağır hakeretlerde bulunduğu, tehdit ve beddua ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı koca da dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı-davalı kocanın davasının da kabul edilerek boşanmaya (TMK.md. 166/1)karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/11277, K. 2014/1747, 3 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama