KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/12001 E., 2013/17452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Gölcük 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 02.05.2012
- Numarası
- Esas no:2011/372 Karar no:2012/245
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 02.04.2013 günü temyiz eden davalı Türkiye Halk Bankası vekili Av. S..T..geldi. Karşı taraf davacı A.. A..ile vekilleri ve diğer davalı M..A..gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava konusu taşınmazın aile konutu olarak özgülendiği tartışmasızdır. Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesi gereğince, taşınmaz üzerinde hak sahibi olan eşin tasarrufu, diğer eşin açık rızasına bağlıdır. Ne var ki, taşınmazın tapu kaydı üzerine ipotek tesis edildiği tarihte, tapu kütüğünde "aile konutu" olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığına göre, lehine ipotek tesis edilen üçüncü kişinin kazanımı iyiniyetli olması halinde korunur (TMK.md.1023).
Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse de iyiniyet iddiasında bulunamaz. (TMK.md.3) İyiniyetin varlığı asıl olduğuna göre, lehine ipotek tesis edilenin, kötüniyetli olduğunu kanıtlama yükümlülüğü, bunu iddia edene düşer (TMK.md.6). Davacı lehine ipotek tesis edilen üçüncü kişinin kötüniyetli olduğunu gösteren bir delil getirememiştir.
Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi gereğince lehine ipotek tesis edilen üçüncü kişinin kazanımı korunacaktır. Öyleyse davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru değildir.
KARŞI OY YAZISI
Mahkeme kararının yasaya, yasanın düzenleniş amacına ve hakkaniyete uygun olduğu görüşündeyim. Bu nedenle değerli çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. Kararın onanması gerektiğini düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/12001, K. 2013/17452, 20 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama