KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/12171 E., 2013/27971 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Elazığ 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 21.03.2013
- Numarası
- Esas no:2011/637 Karar no:2013/256
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Duruşmada dinlenen ve beyanları kusur durumunun belirlenmesinde esas alınan davalı tanıklarından S., dinlenmesinden sonra mahkemeye verdiği 20.11.2012 tarihli dilekçede beyanlarının doğru olmadığını, taraflar arasındaki olaylara ilişkin bilgisinin bulunmadığını bildirmiştir. O halde, bu tanığın beyanları esas alınarak hüküm kurulması doğru olmamıştır. Adı geçen tanığın yeniden dinlenmesi ve bütün deliller birlikte değerlendirilerek hüküm tesisi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
2-Davalının açık bir yoksulluk nafakası (TMK md. 175) talebi bulunmamaktadır. Davalının nafakaya ilişkin talebi tedbir nafakasına (TMK md. 169) ilişkindir. Hakim talepten fazlasına karar veremez (HMK md. 26). O halde talebi olmadığı halde davalı yararına yazılı şekilde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre; Ön inceleme duruşmasında yapılması gerekli olan işlemler yapılmadan tahkikat duruşmasına geçilemez ve bu düzenleme EMREDİCİ bir düzenlemedir.
(YHGK.13.03.2013, E.2012/802, K.2013/347)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ile aynı görüşü paylaşıyorum. Hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekir. Değerli çoğunluğun düşüncesine katılmama Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33. madde hükmü izin vermemektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/12171, K. 2013/27971, 28 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama