KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/12196 E., 2014/11079 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Ümraniye 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 01.11.2012
- Numarası
- Esas no:2010/877 Karar no:2012/1245
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 13.05.2014 günü temyiz eden davalı B.. S.. vekili Av.Z. P.. geldi. Karşı taraf davacı S.. A.. ile vekilleri ve davalılardan M.. A.. gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, davalılardan eşi olan Murat adına kayıtlı olup aile konutu olarak kullanılan taşınmazın; kocası tarafından diğer davalı Burcu'ya satıldığını ve satıştan haberinin ve rızasının bulunmadığını ileri sürerek Türk Medeni Kanununun 194 maddesi gereğince "açık rıza bulunmaması" nedeniyle , halen davalı Burcu adına olan tapu kaydının iptali ile yeniden davalı koca adına tapuya tescili ile taşınmaz üzerine aile konutu şerhinin konulmasını talep etmiştir.
Taşınmazın satım sureti ile el değiştirdiği tarihlerde , tapu kütüğünde aile konutu olduğuna dair şerh bulunmadığına göre, taşınmazı satış yolu ile devralan davalının kazanımı, iyi niyetli olması halinde korunur (TMK. md. 1023). Kanunun iyi niyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, aslolan iyi niyetin varlığıdır. İyi niyetin varlığı asıl olduğuna göre, taşınmazı satış yolu ile devralan davalının kötü niyetli olduğunu kanıtlama yükü, iddia eden davacıya düşer (TMK. md. 6).
Dava konusu taşınmaz 22.10.2008 tarihinde satılmış, eldeki dava 24.9.2010 tarihinde açılmıştır. Davacı tarafından sunulan delillerle, davalı Burcu'nun iyi niyetli hareket etmediği kanıtlanamamıştır. Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi gereğince davalının kazanımı korunacaktır. Öyle ise davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, aile konutunu devralan davalı Burcu'nun konutun bu nitelikte olduğunu ve devredenin evli olduğunu bildiğinin anlaşılmasına, bu durumda iyiniyetli sayılamayacağına göre davalının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. .
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/12196, K. 2014/11079, 13 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama