KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/12725 E., 2014/1972 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2014
- Mahkemesi
- İzmir 9. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 26.12.2012
- Numarası
- Esas no:2012/88 Karar no:2012/1009
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (koca) tarafından; her iki bopşanma davası, kadına verilen tazminatlar ve nafakalar yönünden, davalı-karşı davacı (kadın) tarafından ise; manevi tazminat miktarı ve reddedilen ziynet eşyası alacağı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 06.02.2014 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı H..
G.. vekili Av.S...D.. geldi. Karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı Ç.. G.. ile vekili gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-karşı davacı kadının temyizinin incelenmesinde;
Hüküm, davacı-karşı davalı koca tarafından temyiz edilmiş, karşı taraf vekili de, temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde bulunmuştur. (HUMK. m.433/2) Hükmü süresinde temyiz etmemiş olan tarafın, temyize cevap dilekçesindeki temyiz itirazlarının incelenebilmesi, temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren on gün içinde cevap verilmesi halinde mümkündür.
(HUMK. m. 433/2) Aksi halde, süresinden sonra verilen cevap dilekçesindeki temyiz itirazları dikkate alınamaz. Davacı-karşı davalı kocanın temyiz dilekçesi, diğer tarafa 03.05.2013 günü tebliğ edilmiş ;karşı taraf, hükme ilişkin itirazlarını da ihtiva eden temyize cevap dilekçesini, yasal on günlük süreden sonra 16.05.2013 günü vermiştir. Bu durumda davalı-karşı davacı kadının katılma yoluyla temyiz talebinin süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı-karşı davalı kocanın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Toplanan delillerden, davalı-karşı davacı kadınında, telefon mesajıyla davacı-karşı davalı kocaya hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-karşı davalı kocada dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kocanın davasının da kabulüyle boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davacı-karşı davalı kocanın davasının reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/12725, K. 2014/1972, 6 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama