KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/12847 E., 2013/26884 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Bandırma Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 19.02.2013
- Numarası
- Esas no:2011/787 Karar no:2013/75
Karar Metni
226 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından her iki dava yönünden; davalı-davacı (koca) tarafından ise iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemenin de kabulünde olduğu gibi davacı-davalı kadının eşine hakaret ettiği, birlik görevlerini yerine getirmediği, davalı-davacı kocanın da eşine hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı kadın da dava açmakta haklıdır.
Az kusurlu olan davalı-davacı kocanın kendisinin de boşanma davası açması karşısında, boşanmaya itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olur. Davacı-davalı kadın bakımından Türk Medeni Kanununun 166/2.maddedeki boşanma koşulları oluşmuştur. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün bulunmamasına göre, davacı-davalı kadının boşanma davasının da kabulüne karar verilecek yerde, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/12847, K. 2013/26884, 19 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama